The Snow Woman, kışın ölümcül güzelliğiyle insanın sözüne bağlanan kaderini örüyor. Usta bir heykeltıraş ve çırağı, tapınak için kutsal bir ağaç bulduktan sonra aniden bastıran fırtınada terk edilmiş bir kulübeye sığınır. Geceyi delen uğultunun arasından beliren Kar Cadısı, nefesiyle ustayı buz keser; genci ise bir sır yemini karşılığında bağışlar: Bu geceden kimseye söz etmeyeceksin. Film, bu anlaşmanın emanet ettiği sessizliği, karla kaplı doğanın neredeyse doğaüstü dinginliği ve keskin görsel sadelikle izler. Rüzgâr sesi, kandilin titrek ışığı ve ağaç liflerinin dokusu, korkunun masalsı cazibesiyle birleşir. The Snow Woman, folklorun ürpertisini minnet, arzu ve korku üçgeninde inceleyen; sözün ağırlığını nefes kadar görünmez ama bir o kadar keskin kılan bir hayalet anlatısı.